Neither to die is to stay without breath nor to live is to breathe. Live all beauties in the world till death, but don't forget where you came from, where you're going! In addition, never forget Who gives you breath! Creator, help me to begin relaxing about little details tomorrow at 10:45:32 a.m. and not be a perfectionist..(Did I write that correctly?..) ..and please keep my mind on one th..LOOK, A BIRD!!...ing at a time.. ..Creator.. Please give me patience, I mean right now..!! .. and please help me to try not to run everything, but if war department needs some help, just ask.. Finally, please help the others to understand that I dont know what they are thinking; I'm studying Psychology, not telepathy.. I think, if I want to take a photo, it should has a story. Photos save our memories for bad days; when bad days come, we can feel good by looking them.. I like taking photo and writing something for them.. :) Çok fazla dönemeç var, takip edilecek çok fazla yol.. Ve keşfedilecek bi Dünya.. Hiç düşündünüz mü Dünya'da niye bu kadar renk var diye? Biri harika renklerle Dünya'yı donatmış.. "Dünyası" bi çözüldü mü herkesi şaşırtacak..
Don't wanna be here? Send us removal request.
Text

Dünüm, bugünüm, geleceğimden bir hazine..
Hayırlı evlat olasın, hayırlı abi olasın, hayırlı torun olasın, hayırlı yeğen, hayırlı kuzen olasın..
Hayırlı eş, hayırlı baba olasın. Çocuklarını göreyim..
Sağlıkla bi ömür mutlu olasın.
Hayatımın sonuna dek gönlümdeki duamsın gülen gözlüm..
3 notes
·
View notes
Photo

Zannediyordum ki, Bulutlanmadan bi iki alakasız sözcüğü bir araya getirebilirim.. Ama yine olmadı be tumblr :) Bi zamanlar bunların fotoğrafını çok çektim; ancak bu kadarını bir arada böylesi yakından hiç görememiştim.
Günebakan.. Güne, Güneş’e aşık bi maşuk. Her gün seherden doğuya dönen, gün batımına kadar Güneş’i takip eden; bıkmadan, usanmadan yakıcı Güneş’e inat eğik boynu ile dimdik ayakta duran bir sevdalı.. Sizce de umursamazca özgür yaşamıyor mu bu aşkı?
14 notes
·
View notes
Text
Hayat profesyonelce akıp giderken tutamıyoruz ya yılları, sizce de bu bir lanet değil mi? Yutkundurmayan müzikler, burnumuzu sızlatan dostlar, göz dolduran fotoğraflar, iç çektiren anılar, büyürken kaçırmak üzere olduğumuz gerçekleştirilemeyen hayaller.. Gittikçe keskin bir kadın oluyorum; ama yine de “fırıldak gibi düşünceleri olan” o kızı çok özlüyorum. Gerçekçiliğin sınırlarında gezen ben, bazen sanki çook yakın bir dostumu kaybetmişcesine üzülüyorum, hatta bulutlanıyorum. Üç günlük Dünya; o halde dolu dolu yaşa, rüzgarlarım çoktan esip gitmiş. Anlamamışım. Kırılmışım, çiçeklerim rüzgarla yok olmuş..
5 notes
·
View notes
Photo

Merhaba ..günlüğüm, gizli yerim, gecenin üçleri, üniversitede çalışma masamın sağ köşesi, yatağımın duvar kenarı, hayallerim, umutlarım, stres köşem, şimdi ne olacak?’larım, bu yazı ne uzadı yaa’larım, keşke ben de..’lerim..
Öyle özledim ki her şeyi; blogumu, yazdığım günleri, yazmak için can attığım günleri.. İyi ki yok etmedim şuracıktaki 1 yılımı. Ara sıra geliyorum, kimse bilmez.. Hala daha okunan yazılarımın olduğunu görmenin tatlı duygusunu tadıp kapatıyorum. Birkaçınız ne alemde diye bakıyorum. Sanki hiç bir şey değişmemiş; sanki yine “huysuz” dediğim içten insanların olduğu duygusal şehirde Trabzon’dayım..
Pek bir şey değişmedi aslında; hala fotoğraf çekiyorum(mektepli oldum artık), ayak basılmayan kenarda kıyıda yerlerde geziyorum, yan yana gelince bambaşka anlam çıkaran sözcükler arıyorum.. Bir de hala balıklarım var; TR ve AB.. Hala daha Asya’ya, bozkıra, kolektif bilinçdışıma hayranım. Özbekçe’ye, bunun dışında şimdi okuyor olduğum Çağdaş Türk Lehçeleri bölümüyle diğer kardeş dillerimize merakım artıyor. Tirebolu’daki evleri yine istiyorum. Haritaları hala seviyorum, keşke harita odam olsa diyorum. Bir de daha çok çiçek ismi öğrendim.
Değişen de birçok şey var tabi; artık resmi bir “kensılır” oldum. “Ultra-inekus” sınırda bir matematikçi, “George” mühendislerin anası, “aksi yol arkadaşım” yüksek bir dağ köyünde ressam, “Moruk” işinin adamı yeğeninin amcası, “Henry” düğmesiz cübbeli bir avukat oldu. Dostum “laz” da yarın evleniyor. Hayat ise yine profesyonelce akıp gidiyor. Ben de şimdi ‘yazasım geldi’ deyince gidip kulaklığımı arayıp getiren “Açıkgöz”üm ile donmaktan sadece birkaç derece güneydeyim. Koordinatlı konuşurdum; ama hiç halim yok. İnşAllah yakında Açıkgöz’ün benim için hazırladığı sakin; ama biricik mekanımda yazmaya başlarım. Çünkü bitirmem gereken 2013 yılına ait resimli bir takvimim var, henüz başlayamadığım.. NOT: Balkon manzaram da burada dursun ;)
4 notes
·
View notes
Photo

Ardahan’da öd küzerdi a dost.
4 notes
·
View notes
Text
Masa başına oturup, kulaklığımı takıp, hayatımdaki tüm renklere aklımı daldırıp, yazıp durmayı özledim. Yemin ederim.
4 notes
·
View notes
Note
Google'a Curbaa yazıp sende gelsen ne olur sanki ?
Şık olurdu belki.
0 notes
Text
Demek istediğim bir de;
Yazabilen biri olduğumu keşfettiğimden beri, geçen yaz bu blogu açtığımdan beri, yazma konusunda “ehh işte” seviyesine gelebildiğimi düşünüyorum. Belki o yüzden de blogu silmeyeyim diyorum.
"çakmağı kaybolasıca" dediğim bir dost da edindim ben burada. Oyuncağını yavaş sürse iyi olur, yola çocuk çıkar..
İlk başlarda sözlü olarak birbirimizi bombaladığımızı “zannettiğim” ve gülücüğü böyle “ت” olan bir abi de edindim mesela.. İnşAllah bir gün çay içmekten zehirlenmez.. :)
Sonra farklı bir yüzümü görmesine izin verdiğim kişiyle kadim bir bağ kurduk bir de.. “Niye her akademik işimde yanımda sen oluyorsun??” diye söylenip her akademik işinde; “matadost! Çıkışta bekle filan yere gidelim, yanımda ol..” diyen “Yakışıklı Leonardo” ile..
Uzaak mesafelere, tanışmıyor oluşa inat, bir Müslüman'ın, başka bir din kardeşinin niyetini nasıl tamamlayabildiğini gördüm burada. "Sanal alem" derdim; ama buradaki bir kardeşimiz, niyetimizin tamamlanmasına vesile olduğu için laptop karşısında hüngür hüngür ağladım.
Artı, birkaç sohbetinin dahi hayatımı renklendirdiği kişiler de tanıdım. Hatta yaptığı bi yorum sayesinde yürüttüğüm danışmanlıklardan birinde danışanıma çıkış kapısı açabildim. Bunu o yorumu yapan kişiyle paylaşabilmeyi isterdim..
..ha bir de çok güldüm burada ben, kendime bile.. :)
6 notes
·
View notes
Text
Bugünün tek acı olayı..
..protokole kurban gidip dekan yardımcısından belgemi almaktı.
Zıt fikirlerini dahi büyük ilgiyle dinlediğim, konuşurken gözünün içine bakmaktan çekinmediğim, bi dönem sonunda bana "Ayten Ayten" diye seslenmesinin üstesinden geldiğim, ismimi doğru söylediğinde ise gözlerimde yıldızların parlaklığını hissettiğim, danışmanlıklarımı yürütürken gidip bi itirafta bulunduğum, üstüne üstlük dersinden AA ile geçtiğim sevgili danışman hocamdan o belgeyi almak harika olurdu.
2 notes
·
View notes
Text
Sosyal doktorlara..
Sevgili sınıf arkadaşlarıma, CahitBerkay'ın ÇiçekAbbas'ını dinletmek isterdim.. :) Aslında tüm parçalarını dinletmek isterdim. Burada, şu sahilde, kumda otururken mesela.. Kurabiye de yapardım onlara.. Gitmeden bi teklif edeceğim..
2 notes
·
View notes
Text
Bir Psikolojik Danışman adayı olarak bugün anladım ki;
..yıllardır yüzlerine baktığım sınıf arkadaşlarıma, lisedeki dostlarımdan daha çok yakın hissediyormuşum ben. Mezuniyet töreninde sahne arkasında helalleşirken kendimi tutamadım.. :)
Her biri ayrı birer renk ve her biri tanıştığı insanların karanlıkta kalmış sokaklarını aydınlatabilecek kişiliğe sahip.. Hepsi benim için çok değerli.. Her birinin yüzüne ayrı ayrı bakınca daha çok hissettim bunu..
..keşke yine "seneye filan hoca derse girmese" muhabbetleri yapacak olsak..
2 notes
·
View notes