Text
youtube
''Biz şeriat istemiyoruz diyenler Ebû Cehil'in kuyruklarıdır.''
Mahmud Efendi Hazretleri (kuddise sırrıhû)
Şu âhir zamanda şeriatın eşittir Allah'ın hükmü olduğunu bilmek ve buna i'tikâd etmek çok büyük bir nimettir. Ya şeriatın ne demek olduğunu bilmeseydik, ya şeriatın eşittir Allah'ın hükmü olduğuna inanmasaydık, ya Allah'ın hükümlerine teslim olmayı beceremeseydik, ya şeriatın gerçekten sadece el ve kafa kesmeden ibaret olduğuna inansaydık, ya bu devirde bu da mı olur canım diyenlerden olsaydık ne olurdu hâlimiz? Eğer Allah'ı biliyorsak, namazımızı kılıyorsak, oruçlarımızı tutuyorsak, farz olan ilmihâl bilgimiz mevcut ise, Allah'ın kelâmı olan Kur'ân-ı Ker'îm'i okuyabiliyorsak çok şükretmemiz lazım! Çünkü bu nimetlerden mahrum olan milyonlarca Müslümanımız var. Ya onlardan biri olsaydık? Allah o milyonlarca insanın arasından seni seçmiş.. Seni seçip seni huzuruna almış. Ya seni huzurunda kabul edip istemeseydi? Bunun kıymetini bilelim!
35 notes
·
View notes
Text
Nefsin hallerini bilmeden mürşidi kamil gibi kişilere tavsiyelerde bulunmak, yapamadığı zaman azarlamak gibi şeyler bizim işimiz değil. Terbiyecisi değilsek hele de. Bazen insan doğrusunu bildiği halde yapmaya bir anda takat getiremez. İmtihandır vermesi gerekir doğrusuna öyle adım atması gerekir. Bilmeden büyük konuşup o imtihanı bana ver daha iyi altından kalkarım diyebiliyorsak ne âlâ. Ama neyimize güvenebiliriz ki şu zamanda. Halimizde okunmadan sözlerimiz tesir eder mi? Aynalık edeceksek kendi aynamız ne kadar berrak? Kitap ismi önerir gibi mürşid ismi önermek doğru mu? Herkesin gönül hastalığının tabibi farklı. Onun için bize büyük gelecek konuların altına girmememiz lazım. Sonra o mürşide gidecek nasibi başkasında olacak, kişi kendinden ümidini kesecek. Neden? Buraya da gittim, diğerlerinin hissettiği muhabbeti hissedemedim diyerek kendini nasipsiz hissedecek ebediyen nasip kapısını kapatacak. Bu işler kolay işler değil ki. Onlar çağırdı ise illa ki alınır o ayrı ama biz yol kesici olmayalım. Zaten insanlar zor dönemlerden geçiyor. Kendine inanması gereken yerde kendine küsüp başka şeylerde teselli arıyor. Allah bizi gerçekten ümmete faydalı olanlardan eylesin lakin bu dinin sahibi Allah C.C. Hidayet de O'nun elinde. Önce kendi nefsimize söz geçirmeyi öğrenelim. Halimiz söz olur başkalarına da tesiri olur zaten.
1 note
·
View note
Text

Zalimin karşısında Allah C.C. kitabıyla dimdik duranları yenemezsiniz! Kahrolsun Siyonistler.
0 notes
Text
Simurg'a bakınca kendilerini gördüler, kendilerine baktıklarında Simurg'u! Hiçbir şey anlamamışlardı bu işten.Bu gizli şeyin ne olduğunu, hikmetini sordular ama kelimeler dudaklarından değil, yüreklerinden dökülüyordu. Soruların cevabını aldılar ama kulakları duymamıştı.

Attar
1 note
·
View note
Text
"Yâ Rab bize ihsân et vuslat yolunu göster
Sûretde koma cân et uzlet yolunu göster."
Niyazi Mısrî Hz. K.S.
Amin Ya Rabbim. Berat Kandilimiz adam olmamıza vesile olsun...
2 notes
·
View notes
Text
Ah bir de zor olmasa. Rabbim öğrenme kolaylığı versin, kafamızın üzerinden buldozerler geçiyor sanki 😅

''Ulûmun çünki sarf oldı anası
Anasız oğlanın çokdur cefâsı
Ulûmun çünki nahv oldı babası
Babasız olanın yokdur safâsı''
Arapça tahsil edenler için dörtlük. Sarf ilmi Arapçanın annesi gibidir. Annesiz çocuğun cefası çok olur. Nahiv ilmi de tıpkı baba gibidir. Babasız çocuğun sefası olmaz. Yani sarf ve nahvi iyi öğrenmek gerek.
sarf: kelime bilgisi, morfoloji
nahiv: cümle bilgisi, sentaks
23 notes
·
View notes
Text
Zinhar ey Yunus gördüm deme sen
Oda yakarlar gördüm diyeni!...
0 notes
Text
Sami Efendi Hazret, Musa Topbaş Efendiye "Kapıda biri var acıkmış yemek getirseniz"buyuruyorlar.
Üç kere çıkıyor, kimseyi görmüyor. Bunun üzerine Sami Efendi eliyle kapıdaki köpeği işaret ediyor.
Nezaketlerinden köpek demiyor biri diyorlar
Âh nezaket
Kaybettiğimiz o asil üslûp..
8 notes
·
View notes
Text
Kamil olmadan umuma açık olan zikirler dışında zikir tavsiyesinde bulunmak ya da esmalar tavsiye etmek doğru değil der büyüğümüz. Şimdi sosyal medyalarda herkes,astrologlar,terapistler birbirlerine esmalar tavsiye ediyor. Doktorun kontrolü dışında tavsiye edilen ilaçlar kişiye nasıl şifa yerine rahatsızlık veriyorsa bu da aynı. Manevi doktorlarımız buyuruyorsa ne âlâ. Sanmıyorum ki onlar önüne gelene estiği gibi zikirler versin. Önce hastalığını bilir sonra tedaviye başlarlar. Manevi terbiye altına girilmeli,bir kâmilin kontrolüne alınmalı nefsler. Kâmilin kontrolünde olan da kendini emniyette sayıp insanlara üst perdeden fetvalar vermemeli. Tasavvuf gerçekten çok ince bir iş. Ya edep bilmeli ya da bilmediği işlere cesaret edip de insanları yanlış yönlendirmemeli. Bizim gibiler yüzünden yollara taş geliyor. Hasta bir insandan alınan zikir, alana ancak hastalık bulaştırır buyruluyor. Biz bu kadar nâkısken,hastayken, tavsiyeye muhtaç iken nasıl olur da boyumuzu aşan işlere kalkışırız? Buğday mı nefes mi hakikatini herkes bilir. Büyüklerin,kâmillerin nefesiyle yürür bu işler. Bizim gibilerin vereceği şifa yerine hastalık saçar. Efendimiz Sallallahu Aleyhi Ve Sellem'in emrettiği zikirler müstesna. Nasıl bir devirdeyiz aklım almıyor artık.
0 notes
Text

Gençlerimizdeki bu "dışarıya özenme" tavrı Kemalizm'in hediyesidir. Bu toprakların alimi, meşayıhı asıldı, sürüldü, itibarsızlaştırıldı. Yeni nesiller önlerinde örnek bulamadan yetişti. Bir zaman mühtedilere özenti vardı. Şimdi Vehhâbî ve Şiîlere. Çağrışım ve imaj üzerinden içimize giren farklı bir din algısı var. "Usul" yerine "menhec" deyince farklı birşey anlattıklarını düşünüyorlar. Sonrası çorap söküğü gibi geliyor. Bu tam anlamıyla bir yabancılaşma süreci. Yeni nesilleri Osmanlı tecrübesi nerdeyse hiç ilgilendirmiyor. Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih Medreseleri ya da Gümüşhânevî Dergâhı onlar için Uzakdoğu'dan daha uzak şeyler. Gençlerimizin önemli bir kesimi bu topraklara karşı herhangi bir aidiyet hissetmiyor.
AYAĞIMIZIN ALTINDAKİ ZEMİN HIZLA KAYIYOR.
Ebubekir Sifil Hoca
80 notes
·
View notes
Text
Bize Allah dedirten dert,dert midir derman mıdır? Ah bir bilsek. Derdimiz bize derman imiş.
1 note
·
View note
Text

Üç Aylar’ın ilki ve Ramazân’ın müjdecisi bilinen Receb-i şerîf geldi.Cenâb-ı Hak; gerek onu, gerek dâhilindeki Regâib ve Mi‘râc leyâli-i mübârekesini bütün ehl-i îmân hakkında müteyemmin eyleye.
Her mübarek geceyi ihya ederdik aşk ile
Na't-ı pakin bize burhan ya Resulallah meded!
0 notes