Don't wanna be here? Send us removal request.
Text
Bilişsel Davranışçı Terapi Temel İlkeler ve Uygulamalar
Kitabı değerlendirmeye geçmeden önce “bilişsel davranışçı terapi” ile ne kast edildiğinden bahsetmek istiyorum. İlk bakışta bazı bireylere anlamsız gelebiliyor. İnsanların; duygu, düşünce davranışlarını açıklamak ve yordamak üzere düzenlenen düşünce düzeyinde gerçekleşmiş modellere kuram denmektedir. Geleneksel olarak psikolojik danışma kuramları duygu, düşünce ve davranış olmak üzere üç boyutun herhangi birine odaklanmaktadır. Bunu açıklamak üzere genellikle şu örnek kullanılmaktadır:
“Vaktiyle Hintliler halka göstermek üzere bir fil getirip karanlık bir ahıra koydular. Hayvanı görmek için o kapkaranlık yere bir hayli adam toplandı. Fakat ahır o kadar karanlıktı ki gözle görmenin imkânı yoktu. O, göz gözü görmeyecek kadar karanlık yerde, file ellerini sürmeye başladılar. Birisi eline hortumunu geçirdi, "Fil bir oluğa benziyor" dedi. Başka birinin eline kulağı geçti, "Fil bir yelpazeye benziyor" dedi. Bir başkasının eline ayağı geçmişti, dedi ki: "Fil bir direğe benziyor." Bir başkası da sırtını ellemişti, "Fil bir taht gibidir" dedi. Herkes, neresi eline geldiyse, nasıl sandıysa fili ona göre anlatmaya koyuldu. Onların sözleri, görüşleri yüzünden birbirine aykırı oldu. Birisi c dedi, öbürü f. “
Klasik anlayış da tıpkı bu hikayeye benzer, insan canlısının belli parçasını ele alır. Günümüzde ise bireye bütüncül bakmanın esas olduğunu savunanlar da mevcut. Bireyi tek bir noktasıyla ele almanın yeterli olmadığı ve bireyin ihtiyacına göre ilke ve tekniklerin kullanılması gerektiği de savunulmaktadır. (Eh, ben de bu görüşe katılıyorum.)
Bilişsel Kurama gelecek olursak; bu kuram insanın düşüncelerine odaklanır. Bu kurama göre düşünceler çok önemlidir çünkü birey düşüncelerine göre davranır. Bu düşünceler bireye birtakım mesajlar verir ve birey bunlara göre hisseder, davranır. İnsanı algılayış biçimlerine göre teknikler geliştirmişlerdir ve terapi seanslarında bu ilke tekniklere göre hareket ederler.
Kısa bilgilerden sonra kitaba gelecek olursak; psikoloji, psikolojik danışmanlık, psikiyatri eğitimi almayan bireyler için ağır ve kuramsal gelebilir. Zaten kitabın yazılış amacı da kuramsal bilgiyi açıklayabilmek. “Bu alanlarda değilim, yine de okuma istiyorum. Okuyamaz mıyım” diye endişelenenler olursa teknikleri kendi kendisine kullanmamaya dikkat ederek okumasını öneririm. Yanlış iç görü geliştirme ihtimali olabilir. Ayrıca Türkçapar, kitabın ilk bölümünde kuramların genel tarihinden, psikolojinin temel ilkelerinden bahsetmiş. Bilişsel Terapilere kadar olan tüm kuramları avantaj ve dezavantajları ile ele almış. Benim kitapta sevmediğim nokta bilişsel davranışçı terapiler dışında kalan diğer kuramların “tü kaka” tarzında eleştirilmesi. Terapötik ilişkinin temelleri Freud ve Danışandan Hız Alan terapinin ilkeleriyle oluşmuştur diyebiliriz zannımca. Ki terapötik ilişki psikolojik danışma ve psikoterapi süreçlerinin olmazsa olmazlarındandır.
Tek gerçek, tek çözüm bilişsel terapi gibi açıklamalar yapılmasından da hoşlanmam. Kitap bana bir miktar bu söylemi hissettirdi. Bu kuram da tıpkı diğer kuramlar gibi dezavantajlar içermektedir. Seansların yapılandırılmış olması, öğretmen öğrenci ilişkisine benzemesi taraflarıyla eleştirilebilir. Her şeye rağmen kitap bu alanda yazılmış en iyi kitaplardan. İçindeki formlarla, örneklerle gerçekten doyurucu bir okuma ve öğrenme yaşantısı sundu bana. Sürekli aynı örneklerin verilmesinden bir miktar sıkıldım, örnekler sırasında terapistin şaşırarak danışana tepki vermesi beni şok etti diyebilirim. Şaşırmak danışan ve terapist arasındaki ilişkiye zarar verici bir unsurdur. Bu noktada şüpheye düştüm diyebilirim. Ek olarak bazı örneklerin daha uzun olmasını isterdim. Tekniklerin açıklamalarıyla birlikte yönergeleri uzman kişi kendi de oluşturabilir.
5 notes
·
View notes
Text

Vatanları ve aşkları arasında kalmış iki insanın; tereddütlerinin, cesaretlerinin, umutlarının, hayalkırıklıklarının, savaşlarının ve barışlarının en güzel hikâyesiydi. Pek çok şey yarım kaldı, anlatılmadı. Hilal ve Leon’u özlüyorum.
37 notes
·
View notes
Photo
“bana seni sevmeyi öğret çünkü bunu nasıl yapacağımı bilmiyorum”
bir küçük halit ikbal ve andreas akis meselesi
1K notes
·
View notes