Tumgik
#kaçmaz
aurelina · 15 days
Text
Tumblr media Tumblr media
Ateş drunk in love
Söz | 44. Bölüm
2 notes · View notes
darkyayincilik · 5 months
Text
SAÜ’den TÜBİTAK Projelerinde Büyük Başarı
Sakarya Üniversitesi, Cumhuriyetimizin 100. Yılına Özel olarak açılan TÜBİTAK-1001 çağrısı kapsamında, 6 proje kabulü ile Dokuz Eylül Üniversitesi ile birlikte Türkiye birincisi olarak önemli bir başarı elde etti. TÜBİTAK’ın en prestijli çağrısı olan ve Cumhuriyetimizin 100. Yılına özel olarak açılan “TÜBİTAK 1001 – Cumhuriyetimizin 100. Yılı Özel Çağrısı” kapsamında Sakarya Üniversitesi…
Tumblr media
View On WordPress
0 notes
altinovaguncel · 2 years
Text
Başkan Oral’a Artvin’den misafir geldi
Başkan Oral’a Artvin’den misafir geldi
Artvin’de yaşayan ve çeşitli kurumlarda görevli bulunan Altınova Belediye Meclis üyesi Şaban Cineviz’in yakın tanıdıkları, Altınova Belediye Başkanı Dr. Metin Oral’ı makamında ziyaret ettiler. Artvin’de yaşayan ve çeşitli kurumlarda görevli bulunan Altınova Belediye Meclis üyesi Şaban Cineviz’in yakın tanıdıkları, Altınova Belediye Başkanı Dr. Metin Oral’ı makamında ziyaret ettiler. Altınova…
Tumblr media
View On WordPress
0 notes
sertkiz · 7 months
Text
Enes Kaçmaz - Cane
youtube
İYİ DİNLEMELER GÜZEL DOSLARİM.
👍😁👌😂✌️😏👌
Doslar 😁 bugün çok yorucu gündü 😂
Pazar yaptim ayyy aneyyy🤭yorgunluktan ölüyorum 😉vala yemekleri de yaptım sonra demeyin davet etmedin diye😃🤭
Ben sofrayı kuruyom hade hep beraber 😉😂 afiyet olsun 😁😂
Hamarat sert kız 😁🤪
🤭😉😂😁😏🙃😆
Tumblr media Tumblr media
İYİ GECELER SAĞLICAKLA KALINIZ 🤗
Tumblr media
😏♥️😏🩷😏♥️😏
Tumblr media
165 notes · View notes
unutulacakdunler · 3 months
Text
Tumblr media Tumblr media
bazı insanların hayatları hep yolunda görünür, pembe beyaz tatlı bir hikayenin içinde gibidirler. gömlekleri kırışmaz, çorapları kaçmaz. canları hiçbir zaman sıkılmaz. hep mutlu ve tasasız görünürler, ama yalandır bu. o güzel bahçelerin altı hep kurtlarla doludur. en mutlu ve şaşaalı yaşayanın bile içinde kör kuyular gizlidir. arkalarında ufak tefek cinayetlerinden kalan bi mezarlık yatar. dışarıdan gözüken, masmavi bir gökyüzü, mutlu bir hayattır. ta ki hiç beklemedikleri bi anda bi bomba patlayıp da her şeyi ortaya çıkarana kadar.
125 notes · View notes
turqlands · 16 days
Text
Korkusuna Yenik Düşenler,
Yada Korkuya Boyun Eğenler...
Korkutanların Zaferine Alkış Tutarlar !
Korkutanların Konfor Alanın İçinde, Zulme Devam Ederek Yaşarlar...
Tavşan Korktuğu İçin Kaçmaz, Kaçtığı İçin Korktu Sanırlar !
Özgür İnsanların Zaferi, Korkutanların Korkularını Püskürtürse; Yaşayacakları Gerçek Konfor Alanının Zaferini Kutlarlar...
Zaferlerin Tadını Cesur İnsanlar Yaşar !
Diğerleri Kedinin Ciğere Baktığı Gibi, Şeriflerinden Yoksun Olarak Yalakalıkla Yaşarlar...
Nasip PAMUK✍🏻
27 notes · View notes
kur-an-ve-risalei-nur · 3 months
Text
Tumblr media
⭐⭐⭐⭐⭐
Hangi işi yaparsan yap, Kur’ân’dan ne okursan oku, ne işte çalışırsan çalış, unutmayın ki, siz ona dalıp gitmişken, biz sizin üzerinizde şahidiz. Ne yerde, ne de gökte zerre kadar hiç bir şey Rabbinin gözünden kaçmaz. Ne zerreden daha küçük, ne de ondan daha büyük! Ancak bunların hepsi apaçık bir kitaptadır.
Yunus suresi /61
Bulunduğun konumda, yaptığın işlerde uğradığın sıkıntıları Allah azze ve celle’nin görüyor olması, kalbini sakinleştirmek için kâfi geliyor. Yine tam da böbürlenmeye kalbimiz meyletmişken veyahut türlü imtihanlara şımarıklık içinde oflayıp puflarken Allah c.c bizi izliyor olduğunu hatırlamak, haddimizi bilmemiz için yetiyor.
Bu ayeti kerime ansızın müjde olurken ansızın insanın tüm azalarını korkudan titretebiliyor. Bulunduğumuz asır, şahit olduğumuz zulümler, kulluk adına üzerimize düşen görevler, yapmadıklarımız, yapmak için çabalayıp başaramadıklarımız…
Yine de her solukta Rabbimin sonsuz rahmetine ümidimi bağlamaktan geri durmuyorum. O’ndan başka sığınılacak bir yer bilmiyorum ve dert edindiklerimi O’ndan daha güzel çözümlendirecek daha iyi birinin de olduğunu düşünmüyorum.
Beni yaratan Rabbimin bana umut olabilecek vesileler gönderdiğini biliyorum.
Zilhicce işte müminin içinde çiçekler açtırmaya vesile olabilecek bir mevsim. Tüm hata ve kusurlarımızı Rabbimize itiraf edip rahmetine sığınabilecemiz bir fırsat.
Ramazanı istediğimiz gibi geçiremediysek işte şimdi telafi etme zamanı.
Mükemmel olması, çok olması gerekmez. Samimi olmak yeterli.
Mümin kul zekidir. Hacca gidemedik ve kervandan bu sene de geride kaldık belki. Fakat öyle kullar vardır ki oturdukları yerde niyetleri sayesinde yürüyenleri geçerler.
Yeter ki bıkmadan merhametlilerin en merhametlisi olan Rabbimizin kapısını hep tıklatalım. Belkide bu bazılarımızın son Zilhicce mevsimi.
Değerlendirmekte gaflete kapılmayalım İNŞAALLAH.
____________🌺💞🌸______________
🎀
27 notes · View notes
yorgunkalem0 · 1 year
Text
Tumblr media
Artık sevilmediğinizde size söylemeseler de bunu bilirsiniz.
Bunu ruhunuzun derinlerinde hissedersiniz, zira kayıtsızlık asla gözden kaçmaz.
108 notes · View notes
infllames · 7 months
Text
"artık sevilmediğinizde, size söylemeseler de bunu bilirsiniz. bunu ruhunuzun derinliklerinde hissedersiniz, zira kayıtsızlık asla gözden kaçmaz."
~julio cortázar
'23.56'
45 notes · View notes
aurelina · 14 days
Text
Tumblr media Tumblr media Tumblr media Tumblr media
Nazlı pranks Ateş
Söz | 45. Bölüm
1 note · View note
darkyayincilik · 5 months
Text
SAÜ’den TÜBİTAK Projelerinde Büyük Başarı
Sakarya Üniversitesi, Cumhuriyetimizin 100. Yılına Özel olarak açılan TÜBİTAK-1001 çağrısı kapsamında, 6 proje kabulü ile Dokuz Eylül Üniversitesi ile birlikte Türkiye birincisi olarak önemli bir başarı elde etti. TÜBİTAK’ın en prestijli çağrısı olan ve Cumhuriyetimizin 100. Yılına özel olarak açılan “TÜBİTAK 1001 – Cumhuriyetimizin 100. Yılı Özel Çağrısı” kapsamında Sakarya Üniversitesi…
View On WordPress
0 notes
gercekhikayem · 4 months
Text
kalemi kuvvetli bir erkek takipçiden güzel ve yaşanmışlıklara dayalı bir seri gelmeye başladı. umarım bu da yarıda bırakıp kaçmaz:) heyecanla bekleyiniz. pek yakında gercekhikayeciniz.blogspot.com adresinde ve burada
13 notes · View notes
bilmece · 1 month
Text
Olmamışlık hissiyle cebelleştiğim bir günden merhaba!
8. dersime girmek üzereyim ve enerji düzeylerim dönem içinde haftasonları gireceğim 9ar saat noktasında beni endişelendiriyor. Enerjimi yüksek tutmanın yolunu bulmalıyım yoksa son sınıflara yazık günah gerçekten. E bunun da yolu tabiki daha sağlıklı, düzenli hareketin dahil olduğu bir hayattan geçiyor.. biliyoz da uygulama noktasına geçemedik henüz.
Altı aydır özel ders veriyorum kurum aracılığıyla, bir çok kişiye ders verdim ve bunların arasında başladığı işi bitiren bir (1) adet öğrencim oldu. Geri kalanların hepsi azalarak bitti, enteresan bir olgu.
Saçlarımı uzatmaya karar vermiştim ama bugün pek sevimsiz gözüktüm gözüme. Kısa yakışıyor biliyorum ama biraz da şekilden şekile sokabilmek istiyorum, örmek mesela. Gözüme takriben ne zaman güzel görünmeye başlar?
Battı balık yan gider, bir daha mı geleceğiz dünyaya ve bu fırsat kaçmaz üçlüsü voltran oluşturdu ve tatil planlarımı genişletmeme vesile oldu. Eksiye düşeceğim mecbur - e mecbur değil tabi keyfi de işte anladınız. Kışın zaten yapacak bir şey yok öderim diye avunuyorum. Beklentilerimin yüksekliği de harcayacağım paraya paralel olarak artıyor. Bu tatiller hem yaralarımı sarmalı hem de beni baştan başlatmalı. Bakalım
Daldan dala atlayan bu yazıyı buraya kadar okuduysan çak bi beşlik okur! İyi olacağız!
14 notes · View notes
ulas0606 · 3 months
Text
Artık sevilmediğinizde size söylemeseler de bunu bilirsiniz Bunu ruhunuzun derinliklerinde hissedersiniz çünkü kayıtsızlık asla gözden kaçmaz…
16 notes · View notes
kalemineiyibak · 1 year
Text
Zindan Aşk: No 1209
Merhaba Tanrım!
Bu mektubum sana... Seneleri hayra yoran hasretlerin mezar taşına yazılan bir keşkeyim; hayatımın imdatlarına tutunup serde geçmişi, közde kendimi yaktım.
Merhaba, Tanrım!
Ateşkes ilan ediyorum, gözyaşımın takvim harbine. Akıp giden gözyaşlarım gecenin medarıiftiharıdır. Yarattıklarını yine başka kullar için yaratmışsın, haddim olmadan kendime o aşkı ısmarladım. Gökte kayıp yıldızların ayıp yıldızları oldum. Vermedin ya, onu bana; temiz yarattığın yarınların dikeni ona batmasın, canı sağ olsun.
Merhaba, Tanrım!
Gönlüm üşüyor. Soğukta kaldı sevdanın, ayaza teslimiyet çağrısı yaptı, kaç bin odasından yaralı çıktı, biliyorsun. Sen her şeyi bilensin, gücü yetensin, kalemin dergahından çıkıp sultan-ı yegah perdesi olmaya çalıştım; o, sözü bana gelmez, başı sonu bilinmez sevda harımın. Yanmak hep nev-i şahsıma münhasırdı; öteden beri. Cehennemin kapısı bende sadelik niyetine açıldı, röpdaşambırıyla karşıladı beni; senin bana yazdığın kader. Arsız viskimi yudumlarken ben, saadet tecritine; onun kokladığı o güllerde ben soldum.
Merhaba, Tanrım!
Çok sevdim, biliyorsun. Saatim hep ona günahı beş geçti. İstedim; yanmak ikimize ait olsun. Yanacaksak közdeki güneşim o olsun. Affet beni Tanrım! Hakkım olmayanı istedim senden, gözlerimin yağmurları da özür diliyor senden. Sen bu kalbi yangınlara mı verdin? Yanıyor, çok yanıyor... Mutluluğun ona bensiz uğradığı o evde esamem okunmuyor.
Yollar, girdabın mührü hadisesinden ve bir taşın pahalıya kaçmaz yangı düzeninden şimdi gözlerimi yakıyor. Ne vakit oldu, bu kadar hor dökmedim gözyaşlarımı...
Merhaba, Tanrım!
Yakarış istikametimde onu bekliyor gölgem. Ben, suçsuzum. Mutluluk resmi bir kıyafette hüzün geçidimden elleri boş geçti, gölgesinin mahzun yanına sarılmak istiyorum. Peki, Tanrım; sana da, kadere de, ona da peki... Susuyorum. Kabul iskemlelerinden düşüyor bedenim, yerde yatanın ben olduğuma gölgem dahi inanmıyor. Masallarda ayakkabısını düşüren bir sorunum ben, daha fazla yük olmam. Prensin seçtiği o ayakkabı ayaklarıma vurur.
Merhaba, Tanrım!
Sesinin can pınarından sular seller gibi akmak vardı onun aşkına. "Aşkım" kelimesine ayaklarımı uzatmak vardı, gözlerinde doyum sofralarının en leziz ikramlarını tatmak ve dudaklarında canıma kavuşmak vardı... Olsun... Kulunu, benden ayrı yaşamaya teslim etmişsin. Benim merhabam ona hep hoşça kal kalır.
Durumum, düğüm Tanrım!
Eteklerimde zil çalan mutluluk, es verdi hayata. Artık ayağa kalkmalıyım. Bu geceler, Tanrım... onun mutluluk, benim ölüm gecelerim... Ecelin yontma hakikatlerinde sürgün aşkıma monte bir acı inşa edişim; bu geceler... Ayağa kalkmam gerek, gücümü bulmam gerek. Bütün gereklilik kiplerinde bir zorunluluk inşası şimdi bende; yaşamın esrik ve eksik her harfi.
Kabulüm, kabulün; Tanrım. Yokla bakalım, gönlümün cebini; o, hiç kalmış mı?
Fazla mı, Tanrım? Affet, ne olur affet. Ceplerimde yırtıklar, varıp susuşlarımda bir gerçek o var.
Gidiyorum, Tanrım. Umudun fişini çekmeye.
Eğer bir gün onu bana gönderirsen aynı adresteyim.
Onu hep sevmeler sokağı, zindan aşk no 1209.
Anladın, beni; Tanrım.
Haydi, kapattım bu gecenin de hüzün ışıklarını...
Dilara AKSOY
36 notes · View notes
mustafasalihbozok · 8 months
Text
Arıları ve sinekleri ağzı açık bir şişeye koymuşlar.
Şişenin taban tarafını ışığa doğru,
Açık olan ağız kısmını da karanlığa doğru yerleştirmişler.
Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru ilerlemiş .
Ama şişenin tabanı kapalı olduğundan dışarı çıkmayı başaramamışlar
Bu arada sinekler, şişenin ağzına doğru doluşmuşlar ve dışarı çıkıp karanlıkta kaybolmuşlar.
Karanlık tarafta bulunan şişenin açık ağzına doğru tek bir arı bile gitmemiş…
Camın önünde ışığa doğru çabalamaya devam etmişler.
İnsanın aklına hemen arıların akılsızca davrandıkları geliyor.
Ancak daha derinlemesine düşününce;
Karşımıza anıt gibi dikilen bir yaşam tarzı ortaya çıkıyor….
Einstein e göre arılar olmazsa, insan yaşamı 4 yıl sonra son bulur…
Arılar nerede, hangi çiçek ile besleneceğini bilen, yüzlerce kovan arasında kendi kovanını bulabilen ve o kovanın yüzlerce peteği arasından kendininkine yumurtlamayı hiç şaşırmadan uygulayabilen bir canlıdır…
Ve bu olağanüstü canlı Nasıl olur da şişenin ağzını bulup çıkamaz değil mi?
Kuşkusuz Işığa doğru yürüyenlerin önünde her zaman engeller olacaktır…
Onlar, engellere rağmen ışıktan vazgeçmeyeceklerdir…
Ve bu uğurda da gerektiğinde ölmeyi göze alabileceklerdir.
Sinekler ise karanlığa doğru sıvışan kaçaklardır.
Hiç umursamadan Karanlığa doğru yürüyenlerdir.
Sadece kendi yaşamları değerlidir.
Nerede yemek varsa, nerede rahat yaşayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler. Değerlerin bi önemi yoktur….
Arıyı kovalamak isterseniz o kaçmaz, sizinle savaşır.
İğnesini sapladığında öleceğini bilerek savaşır.
Ve değerleri için ölür.
Ama sinekler kaçarlar. Sonra yılışık yılışık tekrar dönerler terkettikleri yere…
Mikrop taşıyan ayaklarıyla ezerler; yaşadığımız her yeri…
Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına bırakırlar.
Oysa sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürerler.
Çöplüklerde, tuvaletlerde, bataklıklarda… Onlar için yumurtalarını bırakacakları yerin bile hiç önemi yoktur.
Sinek olup karanlığa mı?
Arı olup aydınlığa mı?
Engellere rağmen ışığa yürüyenlere, ışığa ulaşmak için çabalayanlara, insanca değerler yaratma adına mücadele eden el etek öpmeden onurluca yaşayan ve ışık saçanlara selam olsun...
Tumblr media
11 notes · View notes